Hicran gözlerde soluksuz sabahlar
Uykuya yatmış bir gece
Sabahsız bir aşk
uykusuz bir ben
Kanatlanmış sevdalar
Yoksunlara yelken bir gemi
Limansız yürekler
Sahilili yetik kentler
Küllerinden doğdum bir bahar
Ve yalnız kokuyordu gökyüzü
Yeşil düşlerde demlenirken mevsim
Ocakta demsiz bir bardak
Heybemde kefensiz bir ayrılık
Yalnız bir düş ve sen...
Yokluğunda çiğ tanesi oldu düşler
Maraz değil
Hicran değil kafeste sözler
Yetirdi manasını
Dünden kalan sevdalar
Hapsedildi yüreklere aşklar
Bir tutam soğuk
Ve bir tutam yanlızlık
Bahara sevdalı canlar
Ve sana hasret bir ben...